baner
Banner
SOSYALİST PARTİ MYK ÜYESİ MAHİR SAYIN:

YÜRÜTMENİN GÜÇLENDİRİLMESİNE HAYIR!

TC’de anayasa hiç bir za man gerçekten özgür ilişkiler içinde oluşturulmuş bir ku rucu meclis tarafından, de mokratik perspektifle hazır lanmamış ve halk tarafından özgürce tartışılıp onaylan mamıştır. 1921, 1924, 1960 ve 1982 anayasaları egemen olanın dayattığı yasalardır. Bunlar içerisinde 1921 ana yasası henüz devlet olama dan yapılmış olmak dolayı sıyla insan haklarına yer ver miş olsa da il ve nahiye te meline dayanan bir özerkliği benimsemek dolayısıyla di ğerlerinden biraz farklılaşır. Bunun dışındakilerin tümü nün temel kaygusu azınlık egemenliğini güvence altına alabilmek için çağdaş dev letlerin vazgeçilmez özelli ğini oluşturan kuvvetler ay rılığı çerçevesinde yürütme nin güçlendirilmesine çaba layan, insan haklarını değil devletin korunmasını esas alan metinler oluştururlar.

Bunlar içerisinde 1982 Anayasası bu açıdan en hal ka düşman anayasa karak terini taşır. Cuntayı başın dan defedebilmek için hal kın %92sinin oy verdiği bu metin hazırlayanların dışın da kimseyi tatmin edemediği içindir ki, bugüne kadar tam 16 kez değişiklik yapılıp 190 maddesisinin 80i değiştirildi. Ama değiştirme talepleri de yine bitmedi. Bitmez zira bu anayasanın yürütmeyi herşe yin üstüne geçen temeli özel likle korunmaya çalışılmakta ve buna engel olan madde ler değiştirilmektedir. Şimdi yine aynı teraneyi dinlemek teyiz:“Evet yapılanların yeter siz olduğunu biz de kabul ediyoruz. Ancak şu anda ya pılabilecek olanlar bu kadar. Bunların yapılması sayesin de daha temelli değişiklik lerin yapılmasının da imkânı ortaya çıkacaktır.”

Bu kuyruklu yalandır. “Askeri vesayetten kurtula cağız!” yutturmacasıyla yü rütme erki yasamanın üs tüne geçirilmek istenmek tedir. AKP’nin militariz me ne kadar yandaş oldu ğunu Kürdistan’da yürütü len operasyonlar, sınır öte si operasyon tezkereleri or taya koymaktadır. Bu yala nın yutulabilmesi için esas amacı perdelemek amacıy la içine, kamu işçilerine grev hakkı olmadan “toplu söz leşme hakkı”, darbeciliği za man aşımına uğramayı en gelleyecek insanlık suçu ha line getirmeden “12 Eylülcü lerin yargılanmasını engelle yen 15. maddenin kaldırıl ması” ve siyasal partilerin kapatılmasının zorlaştırılma sı gibi yem bile addedileme yecek maddeler eklenmiş, bunlardan sonuncusu bizzat AKP’lilerin oylarıyla paket ten düşürülmüştür.


Bu sahtekarlığı CHP ve BDP tarafından verilen iki önerge apaçık deşifre etmiş tir. Bu önergeler darbeciliği insanlık suçu saymayı ve 12 Eylülcülerin yargılanması nı anayasaya koymayı öner mekteydi. Ikisi de AKP oyla rıyla reddedildi.

Paketin esasını oluştu ran Anayasa mahkemesi nin ve Yüksek Hakimler Kurulu’nun kompozisyo nunu tayin eden maddelerle amaçlanan yasamanın yürüt­menin denetimi altına sokul ması oluşturmaktadır.

Boykot iki defa evet anlamına gelecektir

Boykot bir küskünlük ifadesi olarak kaldığı, siste me alternatif bir tutumu ak tif olarak gündeme getirme diği takdirde pasif bir ey lem olarak bir anlamda ege men sınıfların politik arena da etkinliklerini sürdürmele rine yardımcı olur. Burjuva zinin oylamayla elde etmek istediği amacı kamuoyunda akamete uğratacak aktif bir boykot elbette ki, bir yasa nın reddedilmesinden daha önemli sonuçlar doğurabilir. Tüm bir sistemin reddi anla mına gelebilir. Bunun olma dığı durumlarda şimdiki ör nekte olduğu gibi oligarşi nin denetim dışı egemenli ğini sürdürmek üzere yürüt meyi halk aleyhine güçlen dirmek amacıyla yaptığı de ğişikliklerin engellenmesi ni sağlamak Türkiye politi kası açısından demokrasinin savunulması anlamına ge lir. Bu imkandan yararlana rak yığınlara gerçek demok ratik dönüşümlerin neler ol duğu “hayır” vesilesiyle an latılabilir.

Bugünkü koşullarda sis temi tümden reddetmeye ye tecek bir hareket ortada yok tur. Dolayısıyla yapılacak anayasa oylamasına katılma mak, katılımı düşürüp evet oylarının oransal olarak yük selmesine neden olurken, po tansiyel hayır oylarının eksil mesi dolayısıyla da evet oy larının bir kez daha fazlalaş masına yol açmaktadır. Hayır için propaganda yapılmama sı, ideolojik yakınlık dolayı sıyla AKP’ye destek verebi lecek olanların da yine evet oylarında bir artışa neden ol ması akla getirilmelidir.

Bu durumda büyük olası lıkla oylamadan geçemeye cek olan değişikliklerin boy kot sayesinde daha fazla evet oyu olması olanaklı hale ge lebilir; bu nedenle tereddütsüz hayır demek gerekir.