baner
Banner
Sosyalist Parti Hakkında

Tek Seçenek Sosyalizm: Neoliberalizm ömrünü tamamladı

Değerli konuklar,

Bugün, Sosyalist Partinin kuruluşunu kamuoyuna duyurmak için toplanmış bulunuyoruz.

Bir süreden beri kuruluş hazırlıkları yapılmakta olan İşçilerin Sosyalist Partisi, (kısaca Sosyalist Parti) 9 Kasım 2008 tarihinde 20 ilden sosyalistlerin katılımıyla Ankara’da gerçekleştirilen etkinlikle kuruluşunu kamuoyuna açıklamış ve 11 Kasım 2008 tarihinde evraklarını İçişleri Bakanlığına teslim ederek resmiyet kazanmış bulunuyor. Kurucuları arasında Mihri Belli, Mahir Sayın, Mustafa Kemal Kaçaroğlu, Gülseren Pusatlıoğlu, Mustafa Kahya, Deniz Tuna, Bülent Uluer, Emine Erel, Kadir Akın, Latife Demirci Kahya ve Erdal Kara gibi isimlerinde yer aldığı sosyalist parti 80 kurucu üye tarafından kurulmuştur.

Zamanımızda, birçok dünya ülkesinde egemen olan emperyalist kapitalizmin sonunun yaklaşmakta olduğu görülüyor. Sosyalist Parti’nin kuruluşu da dünya kapitalizminin bu yeni krizi günlerine rastladı. Bu rastlantının sosyalizmin dünya halkları için tek umut olduğu gerçeğini bir kez daha vurguladığını düşünüyorum. Bu vesileyle sosyalizm mücadelesine toparlayıcı yeni bir atılım getirmenin önemini bir kez daha dikkatinize sunmak istiyorum.

Denebilecektir ki ülkemizde sosyalizmi hedefleyen partilerin eksikliği mi var ki bir tane daha kuruluyor! Sosyalist parti, farklı olarak, sosyalist güçler arasında olabilecek en yakın, en güçlü işbirliğini ve ortak mücadeleyi, giderek tek mücadele halinde sürdürmeyi ve hep birlikte kitleselleşmeyi hedefliyor: Bu olumsuzluk dıştan değil içten onarılacaktır. Partinin en büyük çabası bu amaca yönelik olacaktır.

Kurucuları arasında bulunmadığım Partinin Genel Başkanlığını kabul edişim de bu amaca hizmet etmek içindir.

Bilindiği gibi dün 25 Kasım “Uluslararası kadınlara yönelik şiddete karşı mücadele günü” idi. Hatırlanacağı gibi, bir süre önce,  229 kadının içinde bulunduğu toplam 1200 civarında kişi SDP’de yaşanan cinsiyetçilik nedeniyle partilerinden ayrılmak zorunda kalmıştı. Sosyalist partiyi kuranlar, bu vesileyle,  dün de olduğu gibi, kadınlara yönelik her türden şiddetin, baskının, ayrımcılığın ve de saygısızlığın her zaman, karşısında olacaklarını bir kez daha deklare etmektedirler.

Değerli Basın Emekçileri,

Kapitalizmin son kriziyle, rekabetin, serbest piyasa düzeninin üstünlüğü ve de “sihirli eli” yalanlarıyla çalışanları yıllardır aldatanların hayal oyunu, bir kez daha, tuzla buz oldu. Tarih, Karl Marks’ın haklı olduğunu bir kez daha din adamlarına bile itiraf ettirecek açıklıkla kanıtladı. Neo-libaralizm denen talan düzeninin mumu sönmek üzere.

Hatırlanacaktır: Paris Komünü’nün takipçisi olan Büyük Ekim Devrimi dünya halklarına yeni ve insanca bir yaşamın umudunu getirmişti. Dünya bayram etmekteydi. Bu ilk deneme, çeşitli nedenlerle, “can çekişen kapitalizm”in saldırıları karşısında yenilgiye uğradı. Ama mücadele devam ediyor. Sosyalist Parti, yaşanan deneylerden de ders alarak, dünyayı yeniden değiştirmek; sömürüye, ezme ve ezilme ilişkilerine son verme kavgasında yerini almak üzere kuruluyor. Sosyalist Parti “böyle gelmiş-böyle gider ” tevekkülünün dünya halklarının yüreğinden ve kafasından silinmesine var gücüyle katkı sunma iddiasındadır. Ve de tarihin ömrü uzun!..

Tarih boyunca işçi ve emekçi hareket, zaman zaman değişen ölçülerde devrimcilik yanında reformizmi de barındırmıştır. Sosyalist Partimiz Türkiye sosyalist-komünist hareketinin devrimci geleneklerinin tüm olumlu mirasını çatısı altında yeniden yaşatmayı hedeflemektedir. Sosyalist parti, sosyalizm-komünizm mücadelesinde yitirdiğimiz tüm değerlerin anısına saygılıdır, bu anının yeni kuşaklara objektif bir biçimde aktarılmasını taahhüt eder. Böylece bir fraksiyon partisi değil, sosyalist demokrasiyi, çoğulculuğu kendisine şiar edinmiş bir birlik partisi olma iddiasındadır. Bu koşullarla kapıları herkese açık olacaktır. Ayrıca her demokrasi ve emek mücadelesine omuz verecektir.

Sosyalist Parti yerel ve zümresel kurtuluşların kalıcı olamayacağının bilincindedir. Onun için yeryüzünün her yanındaki, kapitalist sömürüye ve emperyalist sömürüye karşı, ulusal baskıya karşı mücadele eden öteki halklarla dayanışma halindedir. Sosyalist Parti her anlamda anti-emperyalisttir ve enternasyonalisttir. Bu anlamda ABD’nin Büyük Orta Doğu projesini mahkûm eder ve Özellikle bölgemiz halklarını kucaklayacak bir halkların bölgesel demokratik federasyonunu savunur. Bu bağlamda komşularımızla ve de tüm dünya halklarının haklı mücadeleleri ile dayanışmayı görev bilir.

Sosyalist parti, komünistlerin proletaryanın çıkarlarından ayrı bir çıkara sahip olmadıkları gerçeğinin bilincinde olduğunu bir kez daha vurgular.

Sosyalist Parti, “Halkların kendi kaderini tayin hakkı“nın, ayrılma ve ayrı devlet kurma hakkı da dahil olmak üzere savunucusudur. Ancak ezen ulus devrimcilerinin herhangi ezilen ulus halkının seçimi üzerinde etkili olma, şu ya da bu doğrultuda seçim empoze etme hakkının bulunmadığının da bilincindedir. Ben, kendi adıma, bu konuda zaman zaman karşımıza çıkan yanlış yorumlara karşı dikkatli olunması görüşündeyim. Hak mutlaktır. Hakkı kullanmak yalnızca hakka sahip olana aittir.

Beri yandan, Sosyalist Parti, Kürt halkının bu güne kadar sürdürdüğü haklı mücadelenin çarpıtılmasına karşıdır ve bu mücadelenin demokrasi, özgürlük ve barış mücadelesinin cepheleşmesinin en temel bileşenlerinden biri olduğu gerçeğinden hareketle, Kürt işçi sınıfı ve köylülüğü ile komünizme değin sürecek stratejik bir ilişkinin savunucusudur.

Özetle, Sosyalizm; sömürülenler, ezilenler, mazlum milletler, kadınlar, çocuklar, engelliler, baskı altında tutulanlar, dışlananlar için adalet istemektir. Zalimce ayrımcılıklara son verilmesini istemektir. Nasıl ki Kapitalist Demokrasi sömürenler ve ezenler için ayrıcalık üretiyorsa, Sosyalist Demokrasi de sömürülen ve ezilenler için, zulüm yeryüzünden kalkıncaya kadar, yüzyıllar boyu hakkı yenenler lehinde ayrıcalığı kurumsallaştırmak uğruna mücadele verir. Sosyalist Demokrasi tüm ezilenler için, bu arada özellikle çifte ezilen kadınlar için pozitif ayrımcılığın savunucusudur.

Günümüzde, gerek dünyada ve gerekse ülkemizde insanlığın sorunlarının baş sorumlusu kapitalizm denen yağma ve sömürü düzenidir. Öyleyse kapitalizm bu sorunlara çözüm getiremez. Bu bataktan çıkışın yolu ise sosyalist mücadele ile açılır. Bunun bilincinde olsun - olmasın insanlığın, emek, barış ve demokrasiden yana tüm güçlerini sosyalist mücadelenin ardında toplamak tek yoldur. Sosyalist Parti bu gereğin bilincindedir. Onun için tüm güçlerin bu mücadeleye katılmasını sağlamakla kendisini yükümlü sayar.

Örgütlülük başarının vazgeçilmezidir. Hiçbir mücadele dağınıklığı bağışlamaz. O halde belli bir amaç, belli bir strateji ve belli bir örgütlülükle insanlığın kurtuluşuna gidecek yolu açmalıyız. Sosyalist Parti, bu yolda mücadele aşamasının gerektirdiği mücadele yöntemlerini kullanarak başarılı atılımları gerçekleştirmeyi içtenlikle vaad ediyor.

Değerli Basın mensupları, Çok değerli Mücadele Arkadaşlarımız,

Yeryüzünün her yanında umudu tüketmeye çalışanların, kitlelerin vicdanına karşı saldırısıyla karşı karşıyayız. Ama umudumuz, gene de, eşyanın düzeninden ve doğanın diyalektiğinden besleniyor: Nasıl ki her gecenin bir sabahı varsa, nasıl ki her kış bahara kavuşursa her karanlığın içinde de bir ışığın müjdesi vardır. İşte bu ışığı yakalamak mutluluğun ta kendisidir. Bu ışık ona ulaşacak ve onu geleceğe taşıyacak güçlerin elinde nurlu bir aydınlığa dönüşecek ya da insanlık karanlığa gömülecektir. Biz ki, dünyanın, yarınları kuracak tüm aydınlık güçleriyle birlikte Aydınlıklar sisteminde yaşamaya gönül vermişiz,  karanlıkları aydınlığa çıkarmanın mücadelesini dünyanın lanetlileriyle paylaşmak üzere yola çıkmak ve bu yolda, bugünün ezilenlerini aydınlık yarınları kurma mücadelesinde yanımızda görmek istiyoruz.

Lafı dolandırmadan, yolumuzu aydınlatan mücadele yöntemimiz bilimsel sosyalizm ile aydınlık yarınlara! Yolumuz açık olsun.

SOSYALİST PARTİ Genel Başkanı
Sevim Belli

 


İşçilerin Sosyalist Partisi Programı

İşçilerin Sosyalist Partisi ne için mücadele ediyor?

İşçilerin Sosyalist Partisi üretenin yöneten olduğu, insanın emeğinin ürününe yabancılaşmadığı, insan onuruna yakışmayan hiçbir ilişkiye izin verilmeyen, işsizin olmadığı,  hiç kimsenin eğitim ve sağlık imkanlarından yoksun bulunmadığı, rekabetin yerine dayanışmanın egemen olduğu, bürokratik ve militarist hiçbir yapıya izin verilmeyen, cinsler arası egemenlik bağımlılık ilişkilerine son verildiği, çocuklar üzerindeki egemenlik ilişkilerinin ortadan kalktığı, tüm milliyetlerin her türlü eşit haklara sahip olduğu, tüm diğer halklarla dayanışma ve işbirliği ilişkilerinin geliştirildiği, barışın yüce bir değer olarak kabul edildiği, ışığını manifestodan ve Paris Komünü’nün 71 günlük iktidarının iktisadi ve siyasi olarak anlattığı hakikatlerden alan, tarihsel ve ideolojik kökenlerine sadık bir 21. yüzyıl sosyalizmi için mücadele eder.

Devamını oku
 


İşçilerin Sosyalist Partisi Tüzüğü

Madde 1: PARTİNİN ADI

Partinin adı, İşçilerin Sosyalist Partisi’dir. Kısaltılmış adı; Sosyalist Parti'dir. Merkezi Ankara'dadır.

Madde 2: PARTİNİN TANIMI

Sosyalist Parti, işçi sınıfını siyasete çekmenin bir aracı olarak işçi hareketiyle sosyalistlerin ayrı kulvarlardaki yürüyüşünü birleştirerek sosyalist hareketin yeniden yapılanması yoluyla işçi sınıfı partisini oluşturmak için; emekçilerin, sömürülenlerin, ezilenlerin  ve onlarla aynı saflarda yer alanlar ile eşit, özgür, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya kurmayı isteyen herkesin çıkar ve taleplerini savunan bir geçiş partisidir.

Read more...